
GEZGİN NAR ÇİÇEKLERİ
Hani vardır ya … Her şeyin toz pembe göründüğü genç kızlık ve delikanlılık dönemleri … Bir lakap takmanın adet olduğu günler…
Sen, sevgili kuzenim, bir parça narindin o günlerde. Bense bir parça “Erkek Fatma”. Bu yüzden sen “nar çiçeğiydin” bense “kaktüs”.
Ne var ki, çektiğim çiçek fotoğrafları ve gezdiğim diyarları isimlendirirken “Gezgin Kaktüs” demek hiç de gelmedi içimden. Bu yüzden sana ortak olmak istedim. “Gezgin Nar Çiçeği” yerine “Gezgin Nar Çiçekleri” …
Hayatımın En Sevilen Dönemleri
Gaziosmanpaşa’daki çocukluk dönemim, Bilkent Üniversitesi’nde doktora yaptığım yıllar ve Paris’te geçirdiğim yıllar. Ne var ki, hiçbir zaman tamamen yurt dışında yaşama hayalim olmadı. Bu yüzden ülkeme döndüğüm için çok mutluyum.

Çevremden Kendim İçin İstediğim Tek Şey
Beni Kategorize Etme – Sezen Aksu

Canı Gönülden İnandığım
:format(jpeg):mode_rgb():quality(40)/discogs-images/A-97253-1342896129-4736.jpeg.jpg)
Hiç İhmal Etmeden Her Gün Kendime Hatırlatmam Gereken

Sessiz Gemi – Yahya Kemal Beyatlı (Kendi Sesinden)

Uzun İnce Bir Yoldayım – Aşık Veysel
![]()
Barış Manço Evi

Arkamızda bırakacaklarımız ancak bunlar olabilir. Bir ajenda, bir cep telefonu ve bir araba anahtarı.
Otuzbeş Yaş
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

Ona Dair
Stand By Your Man – Perpetuum Jazzile

İkimizin de sevdiği.

Star Trek
Belki de asla vazgeçemeyeceği dizi.



Çocuklarıma Dair

“Bana yaşattıkları onca uykusuz geceye rağmen, hepsi iyi ki varlar. Bir zamanlar çocuktular ve benimdiler. Şimdi her biri ayrı bir dünya!”
Hüzün, Ayşe Kulin (2011)

Onları Allah’ın nasibi ile bir gün evlendirebilirsem ve onları sevdiklerine teslim edip evime geri dönebilirsem herhalde bu şarkıyı defalarca dinleyip ağlamak isteyebilirim.

Bir kızım olsaydı ve onu yalnız başına uzak bir diyara göndermek zorunda kalsaydım, ondan ayrılır ayrılmaz bu şarkıyı defalarca dinlemek ve ağlamak isteyebilirdim. Aslında şarkının sözleri cinsiyet ayrımı gerektirmeyecek nitelikte. Rahatlıkla erkek evlatlarıma bu sözleri tavsiye edebilirim. Ne var ki, şarkı içinde “girl” ifadesini barındırdığı için “bir kızım olsaydı” diye başladım sözlerime.


Küçücüktün oğlum. Bir destek olmadan oturamıyordun bile. 1995 yılının Haziran ayıydı. Yapılan diploma töreninde ben yüksek lisans derecemi, baban ise doktora derecesini almıştı. Bu günümüzü seninle de paylaşabilmek bize ayrı bir mutluluk veriyordu. Bizi hep mutlu ettiğin aradan geçen yıllardan sonra 2020 yılı Haziran ayına ulaştık. Artık büyüdün ve genç bir adam oldun. Genç bir fizikçi. Allah’a çok şükür. Yolun açık olsun oğlum.
Sizce Gene Kelly mi daha güzel söylüyor yoksa Emre mi?
Singing In The Rain – Gene Kelly – 1952


Uğur gitar dersi almaya başladığı ilk gün hocasına “Rodrigo’nun gitar konçertosunu” ne zaman çalabilir diye sormuştum. Bana “şimdiden bir şey söyleyemem” diye cevap vermişti. Aradan bir yıl geçmişti. Hocası öğrencilerinin performanslarını sergilemek için bir konser organize etmişti. O gün Uğur ve yanında bir arkadaşı da sahneye çıkmışlardı ve “Rodrigo’nun gitar konçertosunu” çalmaya başlamışlardı. İki kişi çalarken biri zor kısmını diğeri kolay kısmını çalarmış. Uğur kolay kısmını çalıyordu ama olsun. Uğur bana ne çalacağından hiç bahsetmemişti. Dolayısıyla benim için tam bir sürpriz olmuştu. Onlar çalarken göz yaşlarımı tutamamıştım.
Rahmetli Babam Hasan Tahsin Başçı’ya Dair (1932 – 1999)

Onunla birlikte seyretmekten büyük zevk alırdım.

Onunla birlikte seyredilen müzikalleri hatırlatan…

İnce sesli adam derdi. 🙂

TRT Pazar sabahları kovboy filmlerini izleyicilerine sunardı. Babamla bu filimleri seyretmek de büyük bir zevkti. Panjurları kapatır, meyvelerimizi alır ve keyifle izlerdik filmleri.

Kardeşim Abdullah’ın mezuniyet töreni. O gün “galiba bu benim göreceğim son mutluluk” demişti. Sanki ölümünün yakın olduğunu tahmin etmişti.

Annem Meryem Münevver Başçı’ya Dair (1941 – )

İlkokulda öğlenci olduğum yıllarda, mutfaktaki radyomuzdan ben okula gidene kadar annemle radyo tiyatrosunu dinlemek en büyük zevkimizdi.

Bence kimse eline su dökemez.

Şehriyeli Pilav

Salata

Her türlü etli dolma
Hatırladığım İlk Evime Dair (1974 – 1991)
Doğumumdan 1974 yılına kadar Çıkrıkçılar Yokuşu’ndaki evimizde yaşadım. O ev hakkında hatırladığım çok az şey vardır. Yorgan dolabını hatırlarım. İçine girip oynamak çok zevkli olurdu. Bir de sokakta arabaların arasında kartopu oynadığımız kalmış aklımda. Taşınma esnasında annemle çekmecelerimi boşalttığımızı da hatırlıyorum. Galiba hepsi bu.
1974 – 1991 yılları arasında pek çok anıma mekan olan Gaziosmanpaşa’daki evim hakkında ise bir kitap dahi yazabilirim. Ne var ki, bu ev çok kısa bir süre sonra yıkılacak. 😦 Evet, bu duruma elbette üzülüyorum ama bundan çok daha fazla üzüldüğüm bir şeyi paylaşmak isterim. Bu evin arka bahçesinde iki tane salıncak vardı. Bu evin satılma ve boşaltılma sürecinde detaylarına girmeyeceğim bir sebep neticesinde bu iki salıncağa da veda etmek zorunda kaldım. Oysa onları yeni aldığım iki dönümlük bahçeye götürebilirdim. Neden mi bu kadar üzüldüm? Babam bu evi tamamlar tamamlamaz “bunlar benim iki kızım için” diyerek bize bu iki salıncağı yaptırmıştı. Size o salıncakta neler neler yaptığımızı anlattığımda bu salıncakların ne denli sağlam olduğunu anlayabilirsiniz. İlk renkleri pembeydi, sonra bir süre beyaz oldular, ardından da siyah. Çocukluk yıllarımda o salıncakların her birine dörder kişi olarak bile binerdik arkadaşlarımla. Aşağıdaki videoda Ağabeyimle biniyoruz ama bu binişe tenha diyebiliriz. Zincirlerini çevirir çılgınca dönerdik. Son derece hızlı sallanırken üzerinden atlardık. Daha sonra genç kızlık dönemime girdiğimde, dilleri olsa o salıncaklar ablamla paylaştığımız tüm sırlarımızı anlatabilirler sizlere. Evlenip de evimden ayrıldıktan sonra ise o salıncaklar benimle daha farklı bir ilişkiyi paylaştılar. O salıncaklara bu kez çocuklarımla binmeye başladım. Yeri geldi onları o salıncaklarda kucağımda uyuttum. Tıpkı aşağıdaki fotoğrafta yeğenim Hasan’ın kızı Lina’yı uyuttuğum gibi. Ne diyebilirim ki.


Kayınvalidem Selma Başçı ve KayınPederim Uğur Başçı’ya Dair
Aşağıdaki fotoğraflar onların ellinci evlenme yıldönümlerinde (2014) çekilmişti. Allah’a çok şükür, her ikisi de hala hayatta ve mutlu bir çift olarak yaşamlarını devam ettiriyorlar.

Filmler, Çizgi Filmler ve Animasyonlar
Gone With the Wind – 1939

Kesinlikle en sevdiğim film diyebilirim.
Beauty and the Beast – 1991

Beauty and the Beast ile ilgili iki anımı paylaşmak istiyorum.
Bilkent Üniversite’sinde doktora yaptığım yıllarda Üniversite’nin küçük sinema salonunda Çarşamba akşamları çocuk filmlerini sunarlardı. Ailelerin çocuklarıyla hoşca vakit geçirmelerini sağlayan güzel bir uygulamaydı. Bir hafta “Beauty and the Beast”ın sunulacağı duyurmuştu. O sırada çocuklarımızdan sadece Uğur vardı. Onu da alıp ailecek çizgi filmi seyretmeye karar vermiştik. Aslında bu çizgi filmi daha önce sinemada seyretmiştim ama çok beğendiğim için rahat rahat tekrar seyredebilirdim. Ne var ki, programa bir kaç saat kala bölümden bir arkadaşım aramıştı. O akşam sınav gözetmenliği varmış ama önemli bir işi çıkmış. Benden kendisi yerine gözetmenik yapmamı istemişti. Tabii ki, kabul etmiştim. Sonuç olarak aile fertleri bensiz gittiler programa ve ben de sınav gözetmenliği yaptım.
Yılını tam hatırlamıyorum ama “Beuty and the Beast” bir Broadway müzikali olarak Ankara’ya gelmişti. Toplamda üç gün seçeneği vardı. Uğur ve ben bu günlerden biri için bilet almıştık. Ne var ki, üç günü tamamen dolduramamışlardı. Ne de olsa Ankara bir bürokrat şehri. Bizim seçtiğimiz günün biletlerini diğer iki güne nakledebileceklerini söylemişlerdi. Uğur için bir sorun yoktu ama ben diğer iki günde gidemezdim. Bir seyahatim vardı. Neticede yine programa katılmam mümkün olmamıştı.
Zootopia – 2016

Çok güldüğüm bir animasyon.
Casper

Çocukluğumun sevimli hayaleti

Çocukluğumun sevimli sakızı. İçinden çıkan karikatürleri en değerli hazinelerimiz gibi saklardık.
Beğenilen Oyuncular
Tom Hanks

Vivien Leigh

Margaret Mitchell’in romanından uyarlanarak çekimine karar verilen “Rüzgar Gibi Geçti” filminin nasıl çekildiğini anlatan bir film seyretmiştim. O filmle “Vivien Leigh”ın nasıl bir star haline geldiği sürecini öğrenmiştim. Filmin çekilmesinin karar verilmesinin ardından bütün oyunculara karar veriliyor ama bir tek “Scarlett O’Hara” eksik. Yapımcı David O. Selznick her geçen gün para kaybettiği için bir an önce çekimlere başlanmasını istiyor ama yönetmen “Victor Fleming” içine sinen bir Scarlett bulamadığı için bir türlü çekimlere başalamıyor. En sonunda Scarlett’in olmadığı sahnelerin çekimlerine başlanırken, bu arada Scarlett araması sürdürülüyor. Fleming yarışma açıyor, tiyatrolara gidiyor, en iyisinden en kötüsüne filmleri seyrediyor ama bir türlü aradığı Scarlett’i bulamıyor. Bir gün sabaha yakın bir saatte ikinci sınıf bir filmi seyrederken ufacık bir rolde Vivien Leigh’ı farkediyor ve “işte” diyerek doğruca Selznick’in evine gidip Scarlett’i bulduğunun müjdesini veriyor. Hemen kendisiyle irtibata geçiliyor ve “Rüzgar Gibi Geçti” ile Vivien Leigh bir star haline geliyor.
Clint Eastwood

Şener Şen

Münir Özkul, Adile Naşit

Mükemmel bir ikili
Demet Akbağ

Etkileyen Tiyatro Oyunları
Ben Anadolu – Yıldız Kenter

Hala daha izlediğim en başarılı oyun olduğunu düşünmekteyim.

Ne kadar güzelmiş. Gençlik bambaşka birşey.


Bazı Şarkılar Var ki…
Scorpions

Yapılması İstenenler ama Yapılamayanlar
Dünyayı uzaydan seyretmek

Denizlerin dibini keşfetmek

Kayak yapmak

Pırpır uçak kullanmak

Biliyorum Abartıyorum ama Bir Ömür Boyu Yapabileceklerim
Paris’teki akvaryumun inanılmaz güzel bir denizanası kolleksiyonu var. O salonda bir ömür boyu denizanalarını seyredebilirim.

Ortaköy Camii
Yanımda kitaplarım ve bilgisayarımın olması şartıyla ömrümün sonuna kadar bu camiide yaşayabilirim.

Sevilmeyenler
Para
Benim Param Var
Onur sanıyorum dört yaşındaydı. Bir bayram günüydü. Önce dedesine gitmiştik. Dedesi ona bayram harçlığı vermişti. Sonra Tahsin Enişte’ye gitmiştik. O da Onur’a bayram harçlığı vermek isteyince Onur “benim param var” demiş ve harçlığı almak istememişti. 🙂 Bir sonraki yıl ise kendisine verilen tüm bayram harçlıklarını büyük bir memnuniyetle kabul etmişti.
Televizyon

Fare

